Mutlaka Kaçınmanız Gereken 20 Blog Hatası - Medya Budur

Matbuat Basın Derken Medya

Yaratıcı çözümler üretir; markalar için iletişim stratejileri geliştirir...

Mutlaka Kaçınmanız Gereken 20 Blog Hatası

Yeni başlayan bir blog yazarı olarak yanlış adımlar atmaktan dolayı endişelenmeyin, yaygın blog hatalarını gözden geçireceğiz ve bunları nasıl düzelteceğinizi göstereceğiz.


Bir blog başlatmak için epey zaman ve çaba harcanır. Yalnızca blogunuzu stabil duruma getirmek için değil, aynı zamanda blogunuzu başarılı kılmak için de uymanız gereken bir çok kural vardır.


blog hataları



Her başarılı blogcu, yaptıkları hataları sizinle mutlaka paylaşır. Ancak burada önemli olan, bu hatalardan ders çıkarmanız ve bunları düzeltmenizdir, böylece blogunuzu bir sonraki seviyeye yani gelir elde eden bir konuma taşıyabilirsiniz.


Yeni bir blog başlattıysanız, düşündüğünüz kadar trafik alamamanız veya çok fazla para kazanmamanız cesaret kırıcı olabilir. Bunun sonucu olarak bir çok kişisel sitenin ilgisizlikten yok olduğuna şahit olmaktayız.


İlk hata yanlış platformu seçmektir. Yeni başladığınızda, paradan tasarruf etmek için ücretsiz bir blog platformu seçmenin en iyi seçeneğiniz olacağını düşünebilirsiniz. Ancak WordPress.com, Wix veya Weebly gibi ücretsiz blog platformlarının sorunu, birçok sınırlamayla birlikte gelmeleridir.


Başlıca dezavantajları şunlardır:


  • Sınırlı özellikler nedeniyle blogunuzu tamamen özelleştiremezsiniz.
  • Blogunuzdan para kazanamazsınız.
  • Blogunuz üzerinde tam kontrole sahip değilsiniz.

Blogunuzun başarısı, blogunuzu istediğiniz şekilde büyütmenize izin verecek bir blog platformu seçmeye bağlıdır. Bu nedenle, WordPress.org ile kendi kendine barındırılan bir blog oluşturmanızı öneririz.

Kendi kendine barındırılan bir WordPress.org bloguyla sitenizin sahibi sizsiniz ve herhangi bir kısıtlamanız da yok. Bu, sitenizi özelleştirmek için ilgili WordPress eklentilerini kullanabileceğiniz ve blogunuzdan kolayca para kazanabileceğiniz anlamına gelir.

Ayrıca, WordPress.org'u kullanmak ücretsizdir, tek yapmanız gereken barındırma ve alan adı için ödeme yapmak ve ilgili dosyaları FTP üzerinden yükleyip kullanıma geçmektir. Çoğu barındırma firması otomatik olarak kurabileceğiniz bir WordPress sistemi ile gelir.

Web barındırma, tüm web sitesi dosyalarınızı saklamanıza ve sitenizi kullanımına açmanıza izin veren bir hizmettir. Bir barındırma hizmeti olmadan hiç kimse blogunuzu ziyaret edemez. 

Ancak yine ucuz diye herhangi bir blog barındırma hizmeti seçmemelisiniz. Kötü bir barındırma hizmeti web sitenizi yavaşlatabilir, güvenlik sorunlarına neden olabilir ve hatta blogunuzun çökmesine neden olabilir.

Medyabudur olarak Güzel Hosting'i seçmenizi öneriyoruz. Paylaşımlı hosting seçmek tartışılabilir bir durum ancak Güzel Hosting'le çalıştığımız süre içinde herhangi bir sorunla karşılaşmadık.

Orta ve büyük ölçekli sitelerin, kurumsal yapıların veya haber sitelerinin ise bir sunucuda barındırılması gerekir. Kurumsal çalışmalarda ise Almanya lokasyonlu HETZNER'i veya Türkiye'den ILKBYTE'ı öneriyorum. Devam edelim,

Hızlı ve güvenilir bir barındırma hizmetine geçmek bu kadar kolayken, kötü barındırmanın blogunuzu engellemesine izin vermeyin!

Üçüncü sık yapılan hata yanlış blog adını (alan adını) seçmektir. Alan adınız yalnızca dünya çapındaki web adresiniz değil, sizi rekabette farklı kılan şeydir. Bu nedenle, markanızı temsil eden ve ziyaretçilere iyi bir ilk izlenim veren bir alan adı seçtiğinizden emin olun.

Misal, bir yemek blogu başlatmakla ilgiliyseniz ve bu sadece 9-10 malzemeyle yapılabilecek minimal yemekler içeriyorsa buna göre bir alan adı belirlemelisiniz.

Bir diğer hata kötü bir blog tasarımına sahip olmaktır. WordPress.org kullanıyorsanız, WordPress temalarıyla blogunuza profesyonel bir görünüm verebilirsiniz. Resmi WordPress deposunda 8000'den fazla WordPress teması vardır, bu nedenle doğru olanı seçmek önemlidir.

Bir tema belirlemeden evvel; rakip analizlerinizi tam olarak yaptığınıza, minimal olduğuna, hızlı ve mobil uyumlu olduğuna emin olun.

Pop-up, reklam ve benzeri çok fazla dikkat dağıtıcı unsur varsa, okuyucuların içeriğinize odaklanması zor olabilir. Ve çok fazla gereksiz tasarım özelliği varsa, sitenizi de yavaşlatarak kullanıcıların siteden ayrılmasına neden olabilir.

Temel olarak, bir WordPress temasında 3 ana başlığa odaklanmalısınız: Sadelik, Mobil Dostu Tasarım ve İyi Eleştiriler. Ayrıca SEO dostu da olmalı. Yani arama motoru optimizasyonlarına uygun bir yapıda kodlanmalı.

Çoğu zaman blog sitesi sahipleri güçlü bir iletişim sayfası oluşturmanın önemini görmezden gelebiliyor. Blogunuzu kurarken, temel web sitesi sayfaları da oluşturmak isteyeceksiniz. En önemli sayfalardan biri iletişim sayfasıdır, bu yüzden mutlaka üzerine düşün!

Bir iletişim sayfası, daha fazla potansiyel müşteri edinmenizi kolaylaştırır ve okuyucuların daha doğrusu takipçilerinizin sizinle iletişim kurmasına izin verir.

Bu sayfada bir e-posta paylaşmak yerine, WPForms üzerinden bir iletişim formu ekleyin. Kullanımı tamamen ücretsizdir, spam postalardan sizi kurtarır!

Şimdiye kadar teknik konulara ağırlık verdik. Elbette her blogun kaliteli içeriğe ihtiyacı vardır. Şimdi, makale yazarken kaçınılması gereken bazı yaygın bloglama hatalarını gözden geçirelim.

Altını doldurabileceğiniz bir çok ilgi alanınız olsa bile, birine bağlı kalmak en iyisidir. Çok fazla konuyu ele almak, sadık okuyuculardan oluşan bir kitle yakalamanızı zorlaştıracaktır.

Örneğin; seyahat, oyun ve yemek pişirme hakkında yazdığınızı düşünelim. Bu 3 farklı hedef kitledir. Seyahat içeriğiyle ilgilenen insanlar, oyunla ilgilenmeyebilir. Bu nedenle, tüm gönderilerinizi okumak isteyen insanları bulabilmek zorlaşacaktır.

Bir NİŞ alan seçmediğinizde, Google blogunuzun ne hakkında olduğunu bilmekte zorlanacağı için blogunuzu arama motoru sonuçlarında sıralamanızı da zorlaştırır.

Hedef kitleniz hakkında pek bilgi sahibi değilseniz ne kadar iyi bir kaleme sahip olursanız olun başarıyı yakalamanız zorlanır ki bu da sıradaki başlığımız.

Dijital pazarlamada, hedef kitlenizi öğrenmek, onların ihtiyaçları ve ilgi alanları ile bağlantılı içerik oluşturmanın anahtarıdır. Kitleniz içeriğinizle bağlantı kurduğunda, müşteri ya da kalıcı takipçi olma olasılıkları daha yüksek olacaktır.

Hedef kitlenizi izleyebilmek adına anketler yapın, rakip analizlerini ihmal etmeyin ve analytics benzeri metrikleri izleyin.

Pek çok yeni blogcu, başarılı olmak için her gün yeni yeni gönderiler yayınlamaları gerektiğini düşünüyor. 1000 kelimelik dolu dolu ve üzerine kafa patlatılmış bir içerik, alelacele yazılmış 4-5 başlıktan çok daha iyi geri dönüş sağlayabilir. Nitelik ve nicelik meselesi.

Burada tutarlı da olmalısınız. Elinizde 45 kaliteli makale varsa aynı anda yayına almak yerine 4 gün arayla yayınlarsanız tutarlığı sağlamış olacağınız gibi arada kalan zamanda da yeni içerikler üretebilirsiniz.

Her blog yazısı okuyucularını tetikleyebilecek bir mesaj vermelidir. E-posta listenize kaydolmak, yorum bırakmak, başka bir blog gönderisini okumak veya ürününüzü satın almak diyebiliriz. Okuyucuların bir sonraki adımı atmasını sağlamak için bir harekete geçirici mesaj eklemeniz gerekir.

E-Posta Listesi Oluşturmalısınız


Her blogun bir e-posta listesine ihtiyacı vardır. Bir e-posta listesine sahip olmak, sitenize gelen trafiği artırmak, içeriğinizi tanıtmak ve hatta satış yapmak için önemlidir. Bir e-posta listeniz yoksa, tüm bu fırsatları veya hayranlarınızdan oluşan bir topluluk oluşturma şansını kaçırıyorsunuz demektir.

Biraz pahalı olsa da OptinMonster, sürükle ve bırak oluşturucusu ile kısa sürede göz alıcı bir e-posta açılır penceresi oluşturmanıza yardımcı olacak, kullanıcı dostu bir takipçi oluşturma yazılımıdır.

OptinMonster'ın en iyi özelliklerinden biri Exit-Intent Detection'dır. Bu özellik ile bir kullanıcının sitenizden ne zaman ayrılmak üzere olduğunu takip edebilir ve tam olarak doğru zamanda bir açılır pencere gösterilebilir.

Diğer olası hataları şu şekilde özetleyebiliriz:

  • Eksik SEO Optimizasyon Uygulamaları
  • Sosyal Medyayı Görmezden Gelmek
  • Diğer Blog Yazarları ile İletişim Kurmamak
  • Metrikleri Doğru Okuyamamak
  • Sadece Para Kazanmaya Odaklanmak
  • Etkileşim Yerine Sadece Trafiğe Odaklanmak
  • Fazlaca Satışçı Olmak

Yapabileceğiniz en büyük hata, daha büyüme şansı bile tanımadan blogunuzdan sıkılıp vazgeçmektir! Gerçek şu ki, blogunuz muhtemelen bir gecede başarılı olmayacak. Ancak sabırlıysanız, zaman ve çaba harcarsanız, sonuçları görmeye başlayacaksınız.

Bu yazıyı faydalı bulduysanız e-posta listemize katılarak bizi takip edebilirsiniz!

Yorumlarınız Değerlidir